Caprica ve gerizekalı Amerikan izleyicisi…

Caprica 2010’da 1,5 saatlik pilot bölümüyle başladığında Battlestar Galactica’nın tadını alan bizler bayram etmiştik. Battlestar Galactica dünya dizi tarihinde çok özel, çok sağlam yeri olan dizilerden biridir. Zaten bu sağlamlığa sahip dizi sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdadır. Her güzel şey gibi onlarda tarihin raflarında yerlerini almıştır.

Caprica daha ilk duyurulduğunda heyecanlanmamıza sebep olan şey kuşkusuz Battlestar Galactica’nın yaklaşık 50 yıl öncesinin konu edilecek olmasıydı. Cylon’lar nasıl yaratılmıştı ve neden baş kaldırmışlardı. İnsan ırkına olan bu kinin sebebi neydi?
İşin aslına bakacak olursa Robot-İnsan temalı tüm dizi ve filmler robotların insanlara başkaldırmasına dayanır. Ve bu başkaldırı sağlam ayaklar üzerine oturtulmaya çalışılır. Robot-İnsan ilişkisi olan yapımlar da Asimov’un belirlediği 3 yasa çerçevesinde şekillenir.

 Nedir bu yasalar;
1. Bir robot, bir insana zarar veremez veya harekete geçmeyerek bir insanın zarar görmesine izin veremez.
2. Bir robot, Birinci Yasa ile çelişmedikleri sürece bir insan tarafından verilen emirlere uymak zorundadır.
3. Bir robot, bu koruma Birinci veya İkinci Yasa ile çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.

Bu yasalar robotların üretim ve hayatta kullanım yerlerini belirlemiş ve robot-insan ilişkisi bu şekilde gelişmiştir. Sinema tarihinde bir çığır açan ve sinemaya yeniden şekil veren Matrix efsanesinin çıkış kaynağı da aslında budur. Robotlar insanlara hizmet etmek için üretilmiştir ve insanoğlu ipin ucunu kaçırıp robotları köleleştirip onlara kötü davranmış ve sonunda da robotların başkaldırısıyla karşılaşmışlardır.

 Battlestar Galactica’ya dönecek olursak yine aynı konuyu görmek mümkündür. Tabi işin rengi biraz farklıdır. Battlestar Galactica’daki robotların üretim amacı ve mahiyeti oldukça farklıdır. Tamam işin özünde hizmet etmeleri için tasarlanmıştır ama Cylon türü Battlestar Galactica’nın robot kavramını değiştirmektedir.


Caprica bize Cylonların nasıl üretildiğini, tasarım ve yapım aşamasını göstererek  ilk başkaldırıyı tetikleyen sebepleri oldukça güzel resmetti. İnsan ırkın çok tanrılı bir dine inanırken Cylonların neden tek tanrıyı kabul ettiklerini öğrendik. İlk Cylon’u gördük.

Onun insani yani duygusal sebeplerle üretilmiş olduğuna şahit olduk. Tek tanrıcıların insanlar üzerinden başaramadıklarını nasıl Cylonlar üzerine ekerek başarı yakaladıklarına şahit olduk.

Ve bunu sadece 18 bölümde görebildik. Çünkü geri zekalı Amerikan izleyicisi Caprica’ya prim vermedi. Yayıncı kuruluş SYFY’de düşük reytinglerden dolayı uzun soluklu planladığı Caprica’nın fişini çekti ve ağzımıza bir parmak bal çalarak; “Üzülmeyin size Battlestar Galactica: Blood & Chrome diye bir dizi yapacağız” dedi. Battlestar Galactica: Blood & Chrome galiba ilk Cylon savaşı ve Adama karakteri üzerine olacakmış.

Caprica biteli epey zaman oldu ama ben daha diziyi izlemeyi yeni bitirdim. Yayına girdiği dönemde diziyi bir gün sonrasında ilk 8 bölümü (belki 9 belki 10) arka arkaya izlemiştim. Sonra dizi tatile girdi. Ve sonrasında iptal edilecek mi devam edecek mi derken 18 bölüm de dizinin hayatına son verildi. Bende bir türlü kıyıp izleyemediğimden son iki gün içerisinde geriye kalan bölümleri izledim. Diziyi güzel bağlayamayacaklar düşüncesi içerisindeydim ki son bölümün son beş dakikası Battlestar Galactica’ya geçiş için yeterli olmasa da fena değildi.

Battlestar Galactica’yı didik didik izleyen biri olarak Caprica bittikten sonra yeniden izlemeye karar verdim. Artık bazı şeyler daha iyi yerine oturacak. Ama tek kötü tarafı kimlerin Cylon olduğunu bilerek izleyecek olmam. Keşke o kişilerin kim olduğunu tek tuşla unutabileceğim bir yöntem olsa.

Son olarak Caprica’yı neden izlememiz gerektiğini değinerek Caprica gibi bende yazımı bitireyim.

Öncelikle Battlestar Galactica’yı izlemişseniz mutlaka Caprica’yı da izlemeniz gerekir. “Bana Battlestar Galactica yeter anlatılanı anladım” diyemezsiniz. Caprica birçok boşluğu dolduruyor kısa bir ömrü olmasına rağmen.

Caprica başka bir evrende geçiyor olmasına rağmen bizim dünyamıza birçok göndermeyle dolu. Caprica “Yargı ve Medya” üzerine müthiş taşlamalara sahip. Yargıda dönen rüşvetler, polis içerisindeki güç grupları ve medyanın halkı nasıl kandırdığına dair birçok örnek Caprica’da mevcut.

Caprica’yı seyirlik kılan başka bir yönü de teknolojiyi seviyorsanız eğer sizi tatmin edecek materyallere sahip olması. Holoband teknolojisi ve yaratılan sanal dünyada insanların nasıl çirkinleşebildiğini görebiliyoruz. Kağıt ekranlarda mail alıp göndermek çocuk oyuncağı gibi. Hala bu teknoloji bizlerden oldukça uzakta değil mi?

Caprica başka bir evrende geçiyor ve alışılagelmiş birçok davranışı altüst ediyor. Mesela günümüzde eşcinsel evlilik ve çok eşlilik yadırganırken Caprica döneminde hayatın normallerinden biri gibi. Kol kola gezen erkekler ve dizinin maçosu sayılan bir karakterinin (Sam Adama) erkek sevgilisiyle annesini ziyaret edebiliyor. Tek tanrıcı Rahibe Clarice ise bir çok kadınla evli şekilde çoluk çocuk aynı evde yaşıyor ve o kadınların da kocaları var.

Eğer Caprica ve Battlestar Galactica’yı sadece bilim kurgu dizisi diye izlediyseniz hiç izlemeseniz daha iyi olurdu.  Caprica tıpkı Battlestar Galactica gibi sadece bilim kurgu dizisi değil. Caprica ciddi bir drama ve politik dizi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir