Posted in Yaşam

Uçakta kaplama dişime tecavüz

27 Temmuz Çarşamba günü Onur Air hava yolu şirketiyle Erzurum’dan İstanbul’a uçmayı beklerken aklımın ucundan geçmemişti polisiye bir olaya karışacağım. Uçağa binmeden önce, bindikten sonra, uçarken, inerken aklımdan tek geçen uçağın düşüp düşmeyeceğidir. Zira hiçbir teknik açıklama uçağın havada nasıl durduğunu bana anlatacak kelimeleri barındırmaz içinde. Geçelim. Konu bu değil… Uzun yolculuklarda her zaman için en büyük endişelerimden biri “zırlak bir bebe”ye denk gelmektir. Bu endişem her seferinde gerçeğe dönüşürde. Uçağa da binsem kara yoluyla da gitsem mutlaka zırlak bir bebe ve sorumsuz anası babası vardır yanında. Doğurmuş sokağa salmış edasıyla çocuk ağladıkça ağlar onlar umursamaz bile. Yada umursuyor numarası yaparlar. Zira kendi bebe zırıltıları onlara ninni gibi gelir kıllarını bile kıpırdatmazlar.

Devamını Oku
Posted in Dizi Film Yabancı Dizi

Spartacus: Vengeance (2012)

 Andy Whitfield‘in başrolünde olduğu ve arena dövüşleri sahneleriyle akıllarımızda büyük yer eden Spartacus‘un ikinci sezonu için geri sayım başladı. (İkinci sezon diyorum çünkü ilk sezondan sonra yayınlanan 1.sezon öncesinin anlatıldığı sezon 2.sezon olarak kabul edilmiyor. Spartacus God of the Arena‘dan bahsediyorum.) Dizinin bu sefer başrolünde Andy Whitfield olmayacak. “Böylesine sıradışı bir projeden ve birlikte çalıştığım insanlardan ayrılmak zorunda kalmak benim için büyük bir hayal kırıklığı. Sanırım bu benim ve ailem için bir başka sıradışı yolculuğa çıkma zamanı” bile demişti. Zira kendisi kanser. Onun yerine bula bula alakasız bir tipi bulmuşlar. 

Devamını Oku
Posted in Güncel

Tut(k)uklu Gazete

İçeriden duygusal mektuplar yaziyorlardi. “Hücrelere atıldık ey halkım, şartlarımız çok kötü. Aman Allahim bu da mi basimiza gelecekti. Bize destek olun. Bakin biz icerideyken ulke elden gidiyor. Burada hicbir şey yapamiyoruz. Mazlumuz suçsusuz ve cok mağduruz.” diyorlardı. “Magdurum ben mağdurum” edebiyati yapan gazetecilerin bazilar da iceride olmalarina ragmen “Milletvekili Adayı” bile olmuslardi. O kadar mağduru güzel oynuyorlardi ki bunlara oy verenler bile cikmisti. Şimdi olayı biraz daha ileri götürdülerve “Tutuklu Gazete” adinda bir gazete cikarmaya karar verdiler.

Devamını Oku
Posted in Teknoloji Yaşam

İstanbul Bilişim bozuk TV’yi aldı.

Bozulan televizyonum için dün arıza bildiriminde bulunmuştum. Bu sabah servisten SMS geldi. 15-17 saatleri arasında televizyona gelip bakacaklarını bildiriyorlardı. Oldukça ters bir saat olduğu için iş yerinden izin alarak eve erkenden gelmek zorunda kaldım. 17:30 sularında gelen teknik ekip televizyonun arızalı olduğuna karar vererek sakladığım kutusuna koyarak form imzalatarak gittiler. Saat 17:58’de İstanbul Bilişim‘den Yasemin Güler bir mail attı;

Devamını Oku
Posted in Teknoloji Yaşam

İstanbul Bilişim’den aradılar!

Bugün yazdığım yazdıdan sonra hem sosyal medya hemde  arkadaşlarımdan destek mesajları aldım. İstanbul Bilişim’den oldukça memnuniyetsiz olanlarda vardı şu ana kadar sorun yaşamayanlarda. Ama maalesef eğilim istanbul Bilişim’den ürün almanın doğru olmadığı yönündeydi. Burada yazdıklarımdan istanbul Bilişim’i de haberdar ettim. Yaşadıklarımı telefonda ilettiğim teknik servis elemanları maalesef  hiç ilgilenmemişlerdi. Az önce 3 televizyonu da aldığım müşteri temsilcim Gökay Bey aradı. Model model aldığım televizyonları listeledi. Ve düştüğüm durumdan dolayı üzüntüsünü dile getirdi. Gökay bey daha önceki maceralarımda da hep yardımcı olmuştu. Ama bu sadece Gökay’la olacak birşey değil ki? Koskoca şirkette neden her seferinde Gökay bana yardımcı oluyor ki? Bana ürünleri o satmış olduğu için bir yükümlülüğü yok ki!

Devamını Oku
Posted in Yaşam

Üçgen vücutlu Müslüman olur mu?

Diye sormuş yazarımsı elemanın biri. Yazıyı okuyunca şok geçirmemek elde değil. Yazısının hemen başında “Biz jigolo değiliz. Bedenimizle ilgi çekmek “erkek tesettürü”ne uygun değildir, yani o zaman güvenilir, babacan görünmüyoruz.” gibisinden akla hayale ters düşen bir laf ediyor. Bu adam insanın bakımlı olmasın, yediğine içtiğine dikkat etmesini “jigololuk” olarak görebiliyor. Ve bu lafları ederken de din kisvesiyle insanların aklını bulandırmaya çalışıyor. Yüzdelik olarak çoğu Müslüman olan halkımıza din kanalıyla girmeye çalışıyor.   Saçma sapan fikirlerini katran yoğunluğu ve karalığıyla akıtırken üçgen vücudun ne anlama geldiğini üç ayak üstüne oturtuyor. Bunu ikiye ayırarak içsel ve dışsal olarak bölümlendiriyor.

Devamını Oku
Posted in Güncel Teknoloji

Sayın İstanbul Bilişim Yetkili(leri)si

Eğer databeyzinizde araştırma yaparsanız son birkaç ay içerisinde sizinle olan TV trafiğimi görürsünüz. Ama görmeme ihtimalinize karşılık ben yine de  yazayım. İstanbul Bişim’le ilk maceram 17 Ocak 2011 de başladı. Büyük bir hevesle “SAMSUNG UE-46C6820 LED” televizyonumu raftan aldım. Kargoyu beklemeden hemen aracımıza yükleyip eve geldim. Bir süre ilk heyecanla kullanmaya başladım. Tv’yi aldığımda Forumdonanım’da şöyle bir başlık açmıştım: http://forum.donanimhaber.com/m_46061882/tm.htm Zaman ilerledikçe televizyona daha çok vakıf olmaya başladım. Genel itibariyle yüksek çözünürlüklü (HD) filmler izlediğimden televizyonun verdiği renkler normal TV yayınlarının verdiği renklere göre daha önem arz ediyor. Ki en önemli detayda Siyah renkteki başarıları oluyor. SAMSUNG UE-46C6820 LED TV maalesef karanlık sahnelerde oldukça başarısızdı. Ekranın sol bölümünde kocaman bir HAÇ işareti siyah olacak şekilde duruyorken bu HAÇ’ın etrafı da griydi. Fotoğrafını çekerek İstanbul Bilişim yetkililerine gönderdim ve onlarda ikna oldular ve TV’yi değiştirmeyi kabul ettiler. Samsung maceramı sonlandırarak yeniden İstanbul Bilişim’in Mecidiyeköy’deki şubesinin yolunu tuttum. Uzun uzun raflardaki ürünleri inceledikten sonra “LG LX6500 LED 3D TV”yi almaya karar verdim. Tv’yi aldığımda Forumdonanım’da şöyle bir başlık açmıştım:

Devamını Oku
Posted in Dizi Film Yabancı Dizi

63. Emmy Adayları ve Mad Men

Amerikan televizyon ödüllerinin en prestijlisi Emmy Adayları açıklanınca listeye bir bakayım dedim. Bakmasına baktım ama listede kendi adaylarımı görmeyince yada kendi adaylarımın daha az ödülle aday olduklarını görünce sinirlendim. Mad Men’i 1 sezon izledim. Bohem havası reklam dünyasına sert zoom girişleri ve eski Amerikan hayatını gösteriyor olması ilgimi oldukça çekmişti. Ama zaman içerisinde diziden koptum. Şimdi 19 dalda aday olduğunu görünce ne yalan söyleyeyim sevdiğim diğer dizilerin de üstüne çıkınca biraz rahatsız oldum. Bu diziyi bu kadar iyi yapan ne. Neden bu kadar el üstünde tutuluyor sorusunu kendime soramadan edemedim.

Devamını Oku