The Blind Side / Sandra Bullock’a biraz haksızlık etmişim gibi…

82.Oscar sonuçları açıklandığında bazı ödüller sinirimi bozmuştu. Bu sinir bozucu seçeneklerden biride “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünün “The blind side” filmindeki rolüyle Sandra Bullock’a gitmiş olmasıydı.
Sandra Bullock’u ucuz filmlerin vazgeçilmez vasat oyuncusu olarak gördüğümden the blind side filmini izlemeden Bullock’un aldığı ödülü eleştirmiştim.

İşler şimdi biraz değişti…

Belki The blind side filminin etkileyici anlatımı belki de gerçek bir hikayeden uyarışmış olması Sandra Bullock’u bu filmde beğenmiş olmama sebep olabilir.
Film, zengin bir kadın olan Sandra Bullock’un kendi çocuklarıyla aynı okulda okuyan Michael Oher (Quinton Aaron) isimli zenci çocuğu (gerçi çocuk demek doğru olmaz. 17 yaşında 150 kilofram ağırlığında) yağmurlu bir akşamda yolda görüp evine misafir etmesi ve sonrasında onu evlatlık edinmesiyle devam eden olayları konu ediniyor.

Sandra Bullock filmde Leigh Anne Touhy karakterine can verirken yılların birikimini de kuşkusuz sergiliyor. Kendisinden beklemediğim bir oyunculukla hakkında ettiğim tüm olumsuz yorumları peş peşe ağzıma da tıkmış oldu.
Michael Oher rolünde izlediğimiz Quinton Aaron ise filmin ana karakteri. Şişman, iri yarı ve içine kapanık. Dalga geçilmek hor görülmek “ti”ye alınmak için daha fazlasına gerekte yok zaten. Quinton Aaron o kadar güzel oynamış ki Sandra Bullock’u bile gölgede bırakmış diyebilirim. Precious: Based on the Novel Push by Sapphire filminin yıldızı ve oyunculuğuyla belleklerimize kazınan ve 82.Oscar’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne ilk filmiyle aday olan “Gabourey Sidibe”ye de selam göndermesem ayıp olur.

Sandra Bullock Oscar’ı ilk defa kucakladı The blind side’deki rolüyle. Keşke bu film başka bir yıl yapılsaydı. Keşke aday listesinde Helen Mirren, Meryl Streep ve Gabourey Sidibe olmasaydı. Belki o zaman Bullock’un aldığı “En İyi Kadın Oyuncu” Oscar’ı bana o kadar batmazdı.

Bir cevap yazın