Apple TV Kutu Açılışı – Plex ve İnfuse Deneyimleri

appletvMedya oynatıcılarıyla maceram HTPC ile başladı. Bulaştığım bu hastalık sonrasında sırasıyla Western Digital WD TV Media Player, Popcorn Hour C-200, aynı dönemde HiMedia Q5 ve Popcorn Hour C-300, yine bu cihazlar elimdeyken Open Hour Chameleon ve VEOLO 4K – UHD Media Player’la devam etti.

Tabi bu cihazlar içerisinde kuşkusuz en iyisi ve en güzel performansı sunan Popcorn Hour C-300’den başkası değildi.

Artık film ve dizi arşivimi DVD’lere yazmadığım için de ne zamandır almayı planladığım ama kullanma konusunda başarı yakalayamam diye ertelediğim NAS Server olayına 1 yıla yakın önce girdim. Popcorn Hour C-300’ün içine taktığım HDD ile keşfettiğim arşiv programı tam aradığım şeydi. HDD içindeki filmlerin poster işini NMJToolbox ile yapıyordum.

NMJToolbox’ı daha sonra NAS Server ile kullanmaya başladım. İlk başlarda sorunsuz olarak kullandığım program NAS Server’e taktığım 6 TB’lık HDD ile kullanılması güç bir hale aldı.

Farklı Media Player arayışlarım beni Android denen yıllardır stabil hale gelmeyi becerememiş işletim sistemli cihazlara yöneltti. Bu cihazları alıp kullanan ve memnun kalan milyonlarca insan vardır. Bunların memnun olmalarının sebebi Popcorn Hour C-200 veya Popcorn Hour C-300’le henüz tanışmamış olmalarıdır. Çünkü bu cihazların tek görevi film göstermekken diğer Androidli Player’ler ise film göstermeyi beceremediği gibi üzerlerine kurulan yazılımlarla da daha işlevsiz hale geliyor. Heyecan içinde yurtdışından getirttiğim bu cihazlar benim için hayal kırıklığı oldu hep. Belki bu aldığım işime yarar diyerek 3 farklı Androidli cihaz kullandım. Ve artık bu cihazlar kutuları içerisinde yeni sahiplerini bekliyor.

Apple TV

Apple TV’ye çıktığı ilk günden beri mesafeli durdum. Muadillerine göre fiyatının yüksek olması ve esnek olmayan yapısı benim için bir tercih olamadı.

Ta ki günümüze kadar…

Hafta sonu itibariyle duyurulduğu günden beri merak ettiğim Apple Tv’nin 4.nesil versiyonuna sahip oldum.

Cihaz her Apple ürünü gibi özenle kutulanmış ve güzel bir işçilikle sunulmuştu. Kutu içerisinden güç kablosu, cihazın yarı fiyatına yakın bir parayla satılan ve mini iPhon’u andıran kumandası, keşke bunun yerine HDMI

kablo olsa dediğimiz kumandayı şarj etmek için kullanacağımız klasik Lightning kablosu çıktı.

Kutuya göre oldukça küçük yeni Apple Tv önceki versiyonlarıyla yükseklik haricinde aynı ölçülere sahip. Cihaza ilk baktığımızda eskisini yakından bilenlerin yokluğunu fark edeceği Optic çıkışın olmayışı. Yeni Apple TV ses ve görüntü aktarımı için HDMI portu yeterli görmüş. Teknik özelliklere çok girmek istemiyorum ama eski ile yeni arasından çok fark olduğunu söylemem gerekiyor. Çift çekirdekli CPU, 7.1 HD Ses yeni Apple TV’nin en yeni özellikleri. Gigabit Ethernetten yoksun olduğunu, 4K ve 3D’yi desteklemediğini de belirtmek isterim. (Playstation ilk çıktığında 3D desteği sunmuyordu. Firmware ile bu özelliğe kavuşmuşmuştu. Bunu niye mi dedim? Anlayan anladı.)

Apple TV ve Nas Server tek başına bir anlam ifade etmiyor benim için. Yani Apple TV’den Nas Server’e 3.parti uygulama olmadan bağlanmanıza imkan yok. Hadi bağlandınız diyelim film oynatmak söz konusu değil…

PLEX:
Plex’i çok önceden satın almıştım. Satın almaktaki amacım evdeki kablolu ve kablosuz cihazlarla Nas Server’e istediğim her yerden bağlanabilmekti. Hatta evde olmasam bile bağlanabiliyordum. Haliyle elimde hazır duran bir programı Apple TV’ye de kurmam kaçınılmazdı.

Kurdum da…

Ama beklediğim performansı bir türlü alamadım. Apple TV’yi kablolu olarak Nas Server’e bağlasam da istediğim performansı alamadım. Film yüklemeleri uzun sürüyor ve poster sistemi de alıştığım şekle bir türlü gelmiyordu. Tabi poster olayın film takılmalarıyla yan yana koyduğumuzda önemsiz kalıyordu.

Plex ile film izlemek Apple TV üzerinden çok zor görünüyordu. Belki yeni güncellemelerle bu sorun çözülür. Veya bu sorun sadece bende de olabilir. Ama akla gelebilecek tüm konfigürasyonları denediğimi de belirtmek isterim.
Apple TV’nin Jailbreaksiz kullanılamayacağını düşünmeye başlamışken internet sitelerinde bir programdan bahsedildiğini gördüm.

INFUSE:
İnfuse benim için büyük sürpriz oldu. Ücretli ve ücretsiz versiyonu bulunan uygulama Apple TV’nin yeni versiyonu için özel olarak yenilendi ve kısa bir süre önce yayınlandı. Ücretsiz versiyonunda maalesef HD ses desteği olmadığı için mecburen ücretli versiyonunu almanız gerekiyor. 30 tl civarındaki fiyatı çok görünse de son kuruşuna kadar hakkını veriyor. Pişman değilim.

İnfuse, evdeki ağda bulunan bütün klasörlere ulaşmanıza imkan sağlıyor. Samba/AFP/FTP gibi tüm paylaşımlar İnfuse ile elinizin altında.

Nas Server’inizde paylaşım verdiğiniz klasörleri İnfuse ile görüp ilgili klasörü favorilere eklediğinizde artık o klasörde bulunan filmler elinizin altında oluyor. İnfuse’nin en güzel özelliklerinden biri de Plex’te ki gibi hem Server’e hem de izleme yapacağını

z cihaza kurmanız gerekmiyor. Yani İnfuse sadece film izleyeceğiniz cihaza kuruluyor.

Peki İnfuse ne yapıyor?
– Server’deki filmleri izleyebilir, müzikleri dinleyebilir fotoğraflarınıza bakabilirsiniz.
– Filmlerinizin posterlerini indirebilir, filmlerin İMDB puanlarını görebilir ve film özetlerini istediğiniz dilde görüntüleyebilirsiniz.
– İnfuse ile Nas Server’e bağlanıp film izlerken film akışını belirleyebilirsiniz. 720p seçebileceğiniz gibi 1080p’nin de akış seçeneklerini belirleyebilirsiniz. Bu şekilde yavaş bir ağa sahip olanlar filmleri takılmadan izleyebiliyor. Şöyle dersem daha açıklayıcı olacak galiba. Youtube’de hani video çözünürlüğünü internet hızınıza göre belirleriz ya. İşte İnfuse’de böyle biz özellik var.
– Plex’te de olduğu gibi izlemesini bitirmediğiniz filmleri listeleyebilir, kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
– Filmler için alt yazı indirebilir, alt yazılardaki senkron sorununu çözebilirsiniz.
– Hemen hemen her playerde olduğu gibi alt yazı konumunu değiştirebilir, zevkinize göre alt yazı rengini değiştirebilirsiniz.
– Vs.

Android Player’lerin nazından sazından sizde benim gibi bıktıysanız ve film izlemek sizin için büyük bir zevk ise mutlaka Apple TV’ye sahip olmalısınız. Aplle TV ile İnfuse’nin mükemmel uyumundan eminim siz de memnun kalacaksınız.

(Yazının son paragrafını okudum da, resmen reklam yapmış gibi duruyorum. Bu sadece memnun olduğum bir şeyden sizleri haberdar etmek. Hepsi bu. Kızılkayaların hamburgerini, Zümrüt Döner’in de dönerini severim mesela.)

Aşağıdaki video henüz İnfuse’yi keşfettiğim dönemde çekilmiştir. İnfuse’nin olduğu bir videoyu da hazırlamak boynumun borcu.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir